SON EKLENENLER
HÜRJET Projesi'nde detay parça üretimi başladı

HÜRJET Projesi'nde detay parça üretimi başladı

HAVA/
5 ay önce
3036 Görüntülenme

Ulusal ve uluslararası alanda jet eğitim uçağı ihtiyacının karşılanması amacıyla TUSAŞ'ın öz kaynakları ile 2017 yılında başlatılmış olan Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı (HÜRJET) Projesi’nde Kritik Tasarım Gözden Geçirme fazı başarıyla tamamlandı.

Google Haberlerde bizi takip etmek için tıklayınız

HÜRJET’in Kritik Tasarım Gözden Geçirme Toplantıları tamamlanarak, uçağın tasarımları donduruldu. Detay parçaları ve montaj takımları tezgâhlardaki yerini alan HÜRJET’in 2021 yılının Haziran ayında montaj sürecinin başlaması planlanıyor.

HÜRJET Projesi

Projenin öncelikli amacı; tek motorlu ve tandem kokpitli, üstün performans özelliklerine sahip modern savaş uçağı eğitiminde kritik rol oynayacak jet eğitim uçağı tasarlamak ve üretmek. HÜRJET ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan T-38 uçakları ile akrobasi gösterilerinde kullanılan F-5 uçaklarının yerine geçecek olan yeni nesil jet eğitim uçağının tasarlanması, üretilmesi, kalifikasyon ve sertifikasyon faaliyetlerinin tamamlanması hedefleniyor. Proje kapsamında belirlenen konfigürasyonda ilk güvenli uçuşun 2022 yılı sonunda icra edilmesi ve sertifikasyon faaliyetlerinin 2025 yılı sonu itibarıyla tamamlanarak jet eğitim uçağı varyantının kullanıma sunulması da bu hedefler arasında yer alıyor.



Üzerinde çalışılması planlanan konfigürasyonlar; Harbe Hazırlığa Geçiş Eğitimi, Hafif Taarruz (Yakın Hava Desteği), Eğitimlerde Karşıt Kuvvet Görevi, Hava Devriyesi (Silahlı ve Silahsız), Akrobatik Gösteri Uçağı, Uçak Gemisi Uyumlu Uçak olarak belirtiliyor. Proje kapsamında iki adet prototip uçabilir uçak ile test faaliyetlerinde kullanılmak üzere bir adet statik ve bir adet yorulma test uçağı üretilmesi planlanıyor.

2017 yılında başlatılan projenin Nisan 2018’de Sistem Gereksinimleri Fazı, Temmuz 2019’da Ön Tasarım Fazı, Şubat 2021’de de Kritik Tasarım Fazı başarı ile tamamlandı. Ön Tasarım Fazı tamamlanmadan önce uçağın aerodinamik yüzeyinin doğrulanması için Statik-1 rüzgâr tüneli testleri başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

Bu süreçte öncelikle Prototip-1 uçak için konfigürasyon belirlenerek  tüm sistem tedarikçileriyle toplantılar düzenlendi. Sistem yerleşim çalışmaları hızlandırıldı ve buna paralel olarak uçak yapısı oluşturulmaya başlandı. Kritik tasarım ve analiz faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin ardından, 2021 Şubat ayı sonunda Kritik Tasarım Fazı başarıyla tamamlandı.

Ocak 2021’de başlayan detay parça teknik resim yayımlama faaliyetleri Kritik Tasarım Fazı tamamlandıktan sonra hızlandırıldı. Faaliyetlerin 2021 yılı Mayıs ayı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Teknik resimleri yayımlanan parçalar ise Ar-Ge ve TUSAŞ Prototip Genel Müdür Yardımcılığı tarafından öncelikli olarak yardımcı sanayide üretilmeye başlandı. Bu kapsamda üretilecek parçaların, yaklaşık yüzde 80’inin yerli yardımcı sanayi firmaları tarafından, yüzde 20’lik kısmının ise TUSAŞ'ın imkân ve kabiliyetleri ile üretilmesi planlanıyor.

Yaklaşık 500 personelin görev yaptığı projenin takım tasarım faaliyetlerinin tamamlanma oranı yaklaşık yüzde 66’ya ulaşarak, üretime başlandı. İlk montaj takımı (assembly tool) kurulumu da devam ediyor.



Tarihte bir ilk

Türk havacılık tarihinde ilk kez bir jet eğitim uçağı tasarım ve geliştirme faaliyetlerini yürüten TUSAŞ, geleneksel detay parça üretim yöntemlerinin dışına çıkarak hem tasarım hem de üretim faaliyetleri kapsamında hızlı karar verme ve takip (fast tracking) sürecini benimsedi.

2021 yılının Ağustos ayı itibarıyla komponent seviyesi montajın başlatılması ve 2022 yılı Mart ayına kadar tamamlanması ve ardından Son Nihai Montaj (Final Assembly Line) ve Yer/Uçuş Test faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bu proje Türkiye’ye birçok katkı sağlayacak

Bu proje kalifiye mühendis istihdamını artırarak, yerli ve millî imkânlar ile jet eğitim uçağı geliştirilmesi amacıyla savunma ve havacılık sanayisinde yerli firmaların güçlendirilmesi ve teknik olarak yetkin bir altyapıya sahip olması için gerekli ekosistemi oluşturacak. Ayrıca, savunma tedarik projelerinde yerli firmaların katılımı da artırılmış olacak. Seri fazda yoğun olarak gerçekleştirilecek yerlileştirme faaliyetleri ile birlikte birçok sistemin yurt içinde tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesi sağlanacak. Türkiye ise HÜRJET ve diğer özgün ürünlerle birlikte dışa bağımlılık ve yaptırım gibi hususlardan etkilenmeyen bir yapıya geçiş yapacak. İhracat potansiyeli ile ülke ekonomisine önemli katkılar da sağlayacağı düşünülen HÜRJET için gerçekleştirilen test ve teknolojik altyapı kurulum faaliyetleri ile de savunma sanayi ve havacılık sektörüne yeni imkân ve kabiliyetler kazandırılacak.