İsveç dronlara karşı birliklerini silahlandırıyor
Saab, İsveç Savunma Malzeme İdaresi'nden (FMV) Trackfire Uzaktan Kumandalı Silah Sistemi (RWS) siparişi aldı.
Saab, İsveç Savunma Malzeme İdaresi’nden (FMV) Trackfire uzaktan komutalı silah sistemleri (RWS) için sipariş aldığını 9 Ocak 2026’da duyurdu. Siparişin değeri yaklaşık 160 milyon dolar olup, teslimatlar 2026-2028 yılları arasında gerçekleşecek.
Trackfire uzaktan kumandalı silah sistemleri, hem İsveç Ordusu hem de İsveç Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki amfibi kuvvetleri geleceğin muharebe şartlarına cevap verebilecek silah ve ekipmanlarla donatılması amacıyla yürütülen 2030 Amfibi Taburu modernizasyon projesi kapsamında tedarik ediliyor.
Saab’a göre Trackfire, deniz platformları, kara araçları ya da sabit savunma mevzilerine entegre edilebilen; hareket hâlindeyken dahi yüksek hassasiyet sunan, tam stabilize ve uzaktan kumandalı çift silahlı bir sistemdir. Sipariş, birincil silah olarak 30×113 mm M230LF Bushmaster topuyla donatılmış ve etkili bir insansız hava aracı karşıtı yetenek sağlayan yeni Trackfire ARES RWS'yi de içermektedir.
Saab Gözetleme İş Alanı Başkanı Carl-Johan Bergholm, yaptığı açıklamada, “Trackfire RWS’nin İsveç amfibi kuvvetleri ile İsveç Ordusu’nun gelecekteki kabiliyetlerinin kritik bir parçası olarak seçilmesinden onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Bergholm, “Bu sipariş, modern savunmanın değişen ihtiyaçlarını karşılayan en ileri çözümleri sunma taahhüdümüzün bir yansımasıdır. Hassasiyeti ve uyarlanabilirliğiyle Trackfire RWS, operasyonel etkinliği artırmada hayati bir unsur olacaktır” dedi.
Trackfire uzaktan kumandalı silah sistemleri
Trackfire RWS, tam stabilize edilmiş, uzaktan kumandalı bir silah istasyonudur. Sistemin en ayırt edici özelliği, Saab’ın “Stabilised Independent Line Of Sight (SILOS)” mimarisi ile geliştirilmiş olmasıdır. Bu yaklaşımda, hedef hattı - sensör modülü ile silah bileşenleri birbirinden bağımsız şekilde stabilize edilir. Böylece silahın geri tepmesinden veya platform hareketinden etkilenmeden hedef takibi ve kilitleme sürekliliği korunur. Bu, özellikle hareket hâlindeki kara araçları veya deniz platformlarında yüksek atış hassasiyeti sağlıyor.
Trackfire, son derece esnek silah entegrasyonu sayesinde farklı rol ve görevler için alternatif silah sistemleri ile yapılandırılabilir.
Trackfire ARES varyantının birincil silahı olarak özellikle insansız hava araçlarına (UAS) ve hafif hedeflere karşı tasarlanan 30×113 mm M230LF Bushmaster top kullanılıyor. Dakikada 200 mermi atış hızına sahip olan bu topun, İHA’lara karşı etkili angajman menzili 2.000 metreye kadar ulaşıyor.
Sisteme ayrıca 12,7 mm M2 ağır makineli tüfek, 7,62 mm FN MAG genel maksat makineli tüfek ve 40 mm otomatik bombaatar gibi farklı kalibrelerde silahlar da entegre edilebiliyor. Bu esneklik, Trackfire’ın hem anti-personel ve zırhlı hedeflere karşı, hem de deniz ve kıyı savunma görevlerinde etkin şekilde kullanılmasına olanak tanıyor.

Trackfire’ın öne çıkan modern kabiliyetlerinden bir diğeri ise kısa menzilli Karşı-İnsansız Hava Sistemleri (C-UAS) yeteneğidir. ARES konfigürasyonunda kullanılan yüksek hızlı akıllı mühimmat, küçük ve düşük izli İHA’lar gibi hızlı hedeflere karşı etkili bir çözüm sunuyor. Bu yaklaşım, geleneksel makineli tüfek veya ağır silah sistemlerine kıyasla daha az mühimmatla hedefin etkisiz hâle getirilmesini mümkün kılıyor. Sistem, hem termal hem de elektro-optik sensörleri sayesinde 3 kilometrenin üzerinde görüş ve lazer mesafe ölçüm kabiliyeti sağlıyor. Bu özellik, hareket hâlindeki mini dron hedeflerinin daha erken tespit ve etkin şekilde takip edilmesine imkân tanıyor.
Trackfire, bağımsız bir silah sistemi olarak kullanılabildiği gibi, muharebe yönetim sistemleri (CMS) gibi daha geniş komuta-kontrol mimarilerine de entegre edilebiliyor. Bu sayede elde edilen görüntü ve hedef verileri, diğer platformlar ve komuta merkezleriyle gerçek zamanlı olarak paylaşılabiliyor.
Saab’ın Trackfire RWS ailesi; gelişmiş stabilizasyonu, entegre sensörleri, çoklu silah seçenekleri ve uzaktan işletim kabiliyetiyle modern muharebe sahasında çok rollü ve yüksek adaptasyon yeteneğine sahip bir platform olarak konumlanıyor. Özellikle hareket hâlindeki platformlarda sağladığı hassasiyet, ileriye dönük C-UAS kabiliyeti ve ağ destekli muharebe ortamlarına uyumu ile güncel operasyonel gereksinimlere yanıt veren sistemler arasında yer alıyor.







Benzer
Rheinmetall'den Alman ordusuna PUMA simülatörü
İsveç dronlara karşı birliklerini silahlandırıyor
İsrail Ordusuna 'ARAD' teslimatı tamamlandı
CV90'lara İsrailli 'Iron Fist' kalkanı
ASELSAN Korkut gücünü sergiledi
Litvanya’dan Saab’a RBS 70 Bolide siparişi
Birleşik Krallık ve Almanya topçu sistemi anlaşması imzaladı
Kazakistan Ordusu Otokar teknolojisi ile güçleniyor