info@defenceandtechnology.com
Defence and Technology

Baltık’ta dengeler değişiyor

Bu yazıyı paylaşın

İsveç Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin başarıyla tamamlandığı, anlaşmanın Polonya'nın deniz savunma kabiliyetlerini artırma ve ikili güvenlik ortaklığını derinleştirme noktasında kritik bir adım olduğu vurgulandı. Teslimatların kademeli olarak gerçekleştirileceği ve nihai teslimatın 2038 yılına kadar tamamlanacağı belirtildi.

Baltık Denizi’nin zorlu koşullarına özel tasarım

Sığ suları, karmaşık dip yapısı ve dar operasyon alanıyla bilinen Baltık Denizi'nin zorlu hidrografik koşullarına uygun olarak geliştirilen A26 sınıfı denizaltılar, yüksek stealth (gizlilik) teknolojisi, gelişmiş manevra kabiliyeti ve kesintisiz istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) yetenekleriyle öne çıkıyor.

Saab Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Micael Johansson konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Polonya'nın savunma yeteneklerini güçlendirmek ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı pekiştirmek üzere Saab denizaltılarını seçmesinden büyük onur duyuyoruz. A26 denizaltıları, Baltık Denizi bölgesindeki güvenliğin artırılmasında kilit rol oynayacaktır" ifadelerini kullandı.

Geçici çözüm: Kiralık denizaltı

Yeni denizaltıların envantere girmesine kadar geçecek süreçte Polonya Deniz Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyet açığını kapatmak amacıyla özel bir geçiş programı da devreye sokuldu. Anlaşma uyarınca Polonya, İsveç Kraliyet Donanması'na ait HMS Södermanland denizaltısını 2032 yılına kadar kiralayacak.

İsveç Deniz Kuvvetleri tarihinin en kapsamlı destek ve eğitim programı çerçevesinde, Polonyalı mürettebatın eğitimlerine ağustos ayı itibarıyla başlanacak. Ayrıca Polonya, İsveç’in inşa süreci devam eden HMS Blekinge ve HMS Skåne A26 denizaltılarının test ve deney faaliyetlerine de doğrudan katılım sağlayacak.

"Baltık Paktı" İle bölgesel caydırıcılık

İki ülke hükümetleri arasında imzalanan "Baltık Paktı" çerçevesinde ele alınan proje, güvenlik politikası, askeri iş birliği ve savunma sanayii entegrasyonu olmak üzere üç ana sütun üzerine inşa ediliyor.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, söz konusu iş birliğinin sadece askeri değil, ekonomik boyuta da sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu ortaklık, rekabet gücünü artıracak ve her iki ülkede binlerce istihdam yaratacaktır. İsveç ve Polonya olarak Baltık Denizi’ndeki ortaklığımızı, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak ve NATO müttefikleri olarak caydırıcılığı artırmak üzere derinleştiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel sanayi katılımı ve bakım-onarım altyapısı

Saab, Polonya Deniz Kuvvetleri'nin denizaltıları uzun yıllar kesintisiz işletebilmesi amacıyla ülke içinde bakım, onarım ve revizyon (MRO) kabiliyetleri tesis edeceğini açıkladı. Polonya yerel savunma sanayii ile yakın iş birliği içinde yürütülecek bu çalışmalarla, Varşova yönetiminin stratejik özerkliğinin desteklenmesi hedefleniyor.

Sessiz ve derinden

İsveçli savunma şirketi Saab (Kockums tersanesi) tarafından geliştirilen ve literatürde Blekinge sınıfı olarak da bilinen A26 denizaltısı, günümüz savunma literatüründe beşinci nesil konvansiyonel denizaltı konseptinin ilk temsilcisi olarak kabul ediliyor. Özellikle Baltık Denizi gibi sığ, karmaşık dip yapısına sahip ve seyrüsefer alanı kısıtlı denizlerde görev yapması için tasarlanan platform, yüksek gizlilik teknolojileri ve ağ merkezli harp yetenekleriyle öne çıkmaktadır.

Teknik özellikler ve seyir performansı

A26 denizaltısı, su üstünde yaklaşık 1.925 ton, su altında ise 2.100 ton deplasmana sahiptir. Gövde uzunluğu 66,1 metre, genişliği 6,75 metre olan platformun tasarlanmış çalışma derinliği 6 metrelik su çekimi ile optimum dengede tutulmuştur.

Yüksek otomasyonlu komuta kontrol mimarisi sayesinde denizaltının temel operasyonları 17 ila 26 kişilik mürettebatla yürütülüyor. Özel timlerinin katılımıyla gemideki toplam personel kapasitesi 35 kişiye kadar çıkabilmektedir. Toplam görev süresi 45 gün olarak tasarlanan A26, bu sürenin 18 gününü sudan hiç çıkmadan tam dalış şartlarında geçirebilmektedir. Akustik izi minimuma indiren Hava Bağımsız İtki (AIP) modunda 6 knot seyir hızına ulaşan platform, dizel-elektrik tahrik sistemiyle maksimum 20 knot hıza erişebilmektedir.

Hava Bağımsız İtki ve GHOST Teknolojisi

Platformun su altında uzun süre gizli kalabilmesini sağlayan temel unsur, beşinci nesil Kockums Stirling MkV (V4-275R) Hava Bağımsız İtki (AIP) sistemidir. Bu sistem, sıvı oksijen ve dizel yakıtını kapalı devre bir süreçte yakarak elektrik üretir ve denizaltının hava almak üzere su yüzeyine çıkma (şnorkel yapma) zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Saab’ın A26 tasarımında uyguladığı GHOST (Genuine HOlistic STealth) konsepti, denizaltının akustik, manyetik ve görsel izlerini bütüncül bir yaklaşımla gizlemeyi hedefler. Tüm iç makineler ve jeneratör üniteleri, gövdeden yalıtılmış esnek sönümleyici platformlar üzerine monte edilerek akustik yayınım minimuma indirilmiştir. Yapısal tasarımda kullanılan gelişmiş kompozit malzemeler ve aktif demanyetize (degaussing) sistemleri tespit edilmeyi zorlaştırır. Kıç bölümde yer alan bağımsız X-dümen yapısı ise denizaltıya sığ sularda üstün manevra kabiliyeti sunarken, gerektiğinde teknenin doğrudan deniz tabanına oturmasına imkan tanır.

Çok amaçlı görev portalı

A26'nın tasarımındaki en dikkat çekici yeniliklerden biri, baş taraftaki torpido kovanlarının ortasına yerleştirilen 1,5 metre çapındaki Çok Amaçlı Görev Portalı’dır.

Bu modül, denizaltı su altındayken Özel Kuvvetler (Sualtı Taarruz) timlerinin, otonom su altı araçlarının (AUV) ve insansız su altı sistemlerinin (UUV) güvenli bir şekilde suya bırakılmasını ve tekrar içeri alınmasını sağlar. Platform bu sayede, klasik denizaltı görevlerinin ötesine geçerek deniz tabanı haritalandırma, su altı enerji/haberleşme kablolarının korunması ve "Deniz Tabanı Harbi" (Seabed Warfare) operasyonları için modüler bir üs işlevi görür.

Silah sistemleri ve sensör mimarisi

Denizaltının ana hücum gücünü 4 adet 533 mm (21 inç) ve 2 adet 400 mm (16 inç) torpido tüpü oluşturuyor. 533 mm’lik tüplerden Torped 62 tipi ağır siklet torpidolar ve deniz mayınları fırlatılabilirken, 400 mm’lik kovanlar sığ denizlerdeki denizaltı savar harbi (ASW) için özel olarak geliştirilen hafif siklet Torped 47 (Saab SLWT) sistemine ev sahipliği yapar. İhtiyaç halinde gövdeye eklenebilecek modüler bir dikey fırlatma hücresi (VLS) ile platforma 18 adede kadar seyir füzesi entegre edilebilmektedir.

Sensör altyapısında Safran Series 30 SOM optronik periskop mastı, Atlas Elektronik üretimi gövde ve yan dizilim (flank array) sonarları görev yapmaktadır. Tüm bu donanım, Saab'ın Autonomous Ocean Core yazılımı ile senkronize edilerek mürettebatın hem gemi içi sistemleri hem de bağlı insansız araçları tek bir ağ üzerinden komuta etmesine olanak tanır.