Pistorius açıklamayı, Wolgast kentindeki Peene Tersanesi’nde (NVL Group / Rheinmetall) bu sınıfın üçüncü gemisi için düzenlenen omurga kızağa koyma (keel-laying) töreni sırasında yaptı.
Bakan Pistorius törende yaptığı konuşmada, "Bu gemiler başkalarının göremediğini gören, duyamadığını duyan sistemlerdir. Açık denizlerdeki gözümüz ve kulağımız olarak karmaşık güvenlik ortamında durum farkındalığımızı sağlayacaklar" ifadelerini kullandı.
Dördüncü geminin tedariki, mevcut filo planlamasında %33,3’lük bir kapasite artışına işaret ederken, projenin bütçe onay taslağının Federal Meclis’e (Bundestag) sunulduğu bildirildi. Henüz nihai fiyatı ve ismi belirlenmeyen dördüncü gemi parlamentodan onay beklerken, ilk üç geminin isimlerinin Oker, Isar ve Saale olacağı açıklandı.
Tip 424 projesinde ilk geminin sac kesimi 21 Kasım 2024’te, omurga kızağa konması ise 25 Şubat 2025’te gerçekleşti. İkinci geminin omurgası 19 Kasım 2025’te kızağa konulurken, üçüncü geminin sac kesimi 16 Nisan 2026’da yapıldı. İlk geminin 2029 yılında, tamamının ise 2031 yılına kadar teslim edilmesi planlanıyor.
Yeni Tip 424 sınıfı, hizmetten çıkarılacak olan 1988-1989 yapımı Oste sınıfı üç geminin (Oste, Oker, Alster) yerini alacak. Ancak yeni platformlar sadece eski sistemlerin birebir değişimi değil, kapsayıcı bir boyut ve teknoloji artışını da temsil ediyor.
Yaklaşık 132 metre uzunluğa ve 3.500 ila 4.000 ton deplasmana sahip olan Tip 424 gemilerinde 50 gemi personeli ve Siber/Bilgi Alanı Komutanlığına (CIR) bağlı 50 istihbarat uzmanı olmak üzere toplam 100 personel görev yapacak.
Tip 424 sınıfı, sadece bir sensör taşıyıcısı olmanın ötesinde, topladığı verileri gemi üzerinde anlık işleme yeteneğiyle öne çıkıyor. Gemiler, telsiz ve haberleşme ağlarının dinlenmesi, radar ve elektronik yayınların tespiti ve analizi, denizaltı ve su üstü unsurlarının akustik izlerinin ve hava, deniz ve kıyı unsurlarının görsel ve kızılötesi takibini anlık olarak yapabilecek.
Ayrıca, gemilerin öz savunma yetenekleri kapsamında, insansız hava araçlarına (İHA/C-UAS) ve yakın tehditlere karşı mevcut 27 mm’lik sistemlerin yerine 30 mm (30 x 173 mm) otomatik top sistemleriyle donatılacak.
Söz konusu tedarik hamlesi, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Baltık Denizi’nde artan askeri hareketlilik ile kritik deniz altı enerji ve iletişim hatlarına yönelik tehditlerin yükseldiği bir dönemde gerçekleşiyor.