Lockheed Martin PAC-3 MSE üretimini üç katına çıkaracak
MKE

ABD’li savunma şirketi Lockheed Martin, PAC-3 Missile Segment Enhancement (MSE) füzelerinin üretim ve teslimatını hızlandırmak amacıyla ABD Savaş Bakanlığı ile yedi yıllık bir çerçeve anlaşma imzaladı.

Anlaşma kapsamında, şirketin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 600 füzeden 2.000 füzeye çıkarılması hedefleniyor. Artışın, ABD Silahlı Kuvvetleri ile müttefik ve ortak ülkelere yönelik talebi karşılaması amaçlanıyor.

Lockheed Martin, söz konusu anlaşmanın Savaş Bakanlığı’nın Tedarik Dönüşüm Stratejisi’nin doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti. Yeni tedarik modeli, uzun vadeli ihtiyacı öngörülebilirliğini sağlayarak sanayi yatırımlarını teşvik etmeyi, üretim hızını artırmayı ve operasyonel verimliliği yükseltmeyi amaçlıyor.

Şirket, son iki yılda PAC-3 MSE üretimini yüzde 60’tan fazla artırmıştı. Lockheed Martin, 2025 yılında 620 füze teslim ederek bir önceki yıla kıyasla üretimini yüzde 20’nin üzerinde yükseltti.

Son dönemde füzelerin operasyonel kullanımının artmasıyla küresel talebin yükseldiğine dikkat çeken Lockheed Martin, yeni anlaşmanın üretim kapasitesini üç kattan fazla artırmasının beklendiğini bildirdi. Şirket, programın tedarik zinciri genelinde binlerce yeni istihdam yaratacağını ve öngörülebilir, sürdürülebilir üretim sayesinde savunma sanayi altyapısının dayanıklılığını güçlendireceğini kaydetti.

Lockheed Martin, nihai 2026 mali yılı Kongre bütçe onaylarının ardından ilk sözleşmenin imzalanmasının beklendiğini ve ABD hükümetiyle çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Patriot hava ve füze savunma sistemi

Hava ve füze savunma sistemleri, modern savaş ortamında balistik füze tehdidi, seyir füzeleri, insansız hava araçları (İHA) ve taktik hava platformlarına karşı devletlerin en kritik savunma unsurları arasında yer almaktadır. Bu kapsamda MIM-104 Patriot sistemi, Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar sürekli evrim geçirmiş ve özellikle PAC-3 MSE (Missile Segment Enhancement) konfigürasyonu ile üst seviye füze savunma kabiliyeti kazanmıştır.

Patriot sistemi ilk olarak Raytheon (RTX) tarafından 1960’ların sonunda geliştirilme çalışmalarına başlanmış ve 1980’lerde aktif hizmete girmiştir. PAC-1 / PAC-2 uçak ve seyir füzelerine karşı odaklı/parçacıklı harp başlığı özellikli, PAC-2 GEM / GEM-T, sınırlı balistik füze önleme ve radar ve güdüm iyileştirmeleri, PAC-3 ise Hit-to-Kill (doğrudan çarpma) teknolojisi ile öne çıkmaktadır.

Genişletilmiş menzil, daha güçlü motor, gelişmiş manevra ve yüksek irtifa kabiliyetli PAC-3 MSE ise, Patriot ailesinin en gelişmiş versiyonu olarak kabul ediliyor. Geleneksel Patriot füzelerinin ötesinde, bu sistemi diğerlerinden ayıran temel özellik “hit-to-kill” (hedefe direkt temasla imha) teknolojisi. Bu teknoloji, geleneksel patlayıcı başlıkların yerine kinetik enerjiyi kullanarak hedefleri imha ediyor. Bu durum özellikle taktik balistik füzeler, seyir füzeleri ve manevra yapabilen tehditler karşısında yüksek başarı sağlıyor. PAC-3 MSE, özellikle kısa menzilli balistik füzelere (SRBM) karşı etkisini muharebe sahasında göstermiştir.

PAC-3 MSE, modern savaş ortamında balistik füze tehdidine karşı geliştirilmiş, yüksek hassasiyetli ve ağ merkezli bir savunma sistemidir. Hit-to-Kill teknolojisi, NATO entegrasyonu ve gerçek operasyon tecrübesi sayesinde günümüzde en güvenilir hava ve füze savunma çözümlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Gelecekte LTAMDS radarları ve yapay zekâ destekli komuta-kontrol sistemleri ile Patriot ailesinin etkinliğinin daha da artması beklenmektedir.

Patriot, dünya genelindeki çatışmalarda yüzlerce hava tehdidinin etkisiz hale getirilmesinde kullanıldı. Sistem, halihazırda 19 ülkenin hava savunmasının belkemiğini oluşturuyor.

MKE-Diktörtgen